2 yıl önce 187
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’li seçmenlere yönelik “Alternatifsiz değilsiniz” sözlerinin ne anlama geldiğini değerlendiren Mehmet Metiner, CHP’nin içindeki kaosa oynanmadığını ancak Türkiye’deki tüm seçmeni kucaklamak isteyen bir parti olarak partiler arası bir rekabet yerine şehirlerimize hizmet veren bir anlayışı öncellediklerini ifade ederek şunları konuştu:
“Biz CHP’nin içindeki kaosa oynamıyoruz. Biz CHP’ye oy veren seçmenler de dahil, bütün vatandaşlarımızı kucaklayan bir siyaset anlayışını dile getiriyoruz. Oy saikiyle de bunu yapmıyoruz. Sahadayız, çalışıyoruz, Muğla’nın Milas ilçesindeyiz. Dediğimiz iki şey var; bu ülkenin bütün vatandaşları saygıdeğerdir, hangi partiye oy verirlerse versinler. Biz birlikte Türkiye’yiz. İkincisi, biz birbirimizin hasmı değiliz, sadece siyasal rakipleriz. Üçüncüsü, sadece ve yalnızca şehirlerimize hizmeti amaçlıyoruz. Biz bu seçimde partiler arası bir rekabete girmiyoruz. Partiler arası bir siyasi mücadeleye girmiyoruz.
Cumhurbaşkanımızın CHP’li kardeşlerim ifadesi çok çok önemlidir. Yani, CHP’yi hasımlaştıran, siyaseti kutuplaştıran bir dili değil, hem devletin seçilmiş başkanı olarak hem de AK Parti’nin genel başkanı olarak herkesi kendinden bile bir siyaset anlayışımızı bir kez daha hatırlatıyor.
Elbette CHP içinde bir kaos var, CHP’nin içinde ciddi bir iktidar kavgası var ama sayın Cumhurbaşkanımız CHP’nin içindeki iktidarsızlığa veya iktidar kavgalarına oynayan bir siyaset dili yerine CHP’li vatandaşlarımızın da umutsuzluğa hiçbir şekilde kapılmamasını sağlayacak, kuşatıcı, kapsayıcı, sevgiyle kucaklayıcı bir yeni siyaset dilini inşa etmeye çalışıyor.
Bunu siyasetin, yerel seçimin kendi bağlamından farklı düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Çok önemli bir siyasi söylemdir, bu yeni bir siyasi söylemdir. Bu, herkesi kendinden bilen, herkesi kucaklayan, sevgiyle kucaklayan, ayrımcılığa, kutuplaşmaya son veren de bir partiyiz. Kutuplaşmadan yarar uman bir parti değiliz. Kutuplaşma, yobazlıktır. Kutuplaşma, yozluktur.
Biz ideolojik körlüklerin dışında, siyasi körlüklerin dışında artık kendi ülkesini, memleketini düşünen, sadece ve yalnızca kendi şehrini düşünen bir yerel seçim dinamiğinin ortaya çıkmasını çok önemsiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bence vurgu yaptığı şey bu. Yani, karşıtlık üzerinden kendimize alan açmaya çalışan hiçbir zaman parti olmadık, tam tersine karşıtlıkların düşmanlığa dönüştüğü her anda, her yerde de Biz birlikte Türkiye’yiz, farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz diyerek, Türkiye aidiyetini, bu devlete sadakat bilincini pekiştirmeye çalışan bir parti olduk.”
SİYASİ AİDİYETİ ÇOK FAZLA OLANLAR MUTSUZ OLUYOR
Programın sunucusu Hande Aydemir’in Türkiye’de insanların yüzde 59’nun mutlu olduğunu ifade eden TUİK raporu hakkında görüşlerini sorduğu Mehmet Metiner, Cennette bile mutsuz insanların olabileceğini, yeryüzünde bir cennet oluşturulduğu anlamına gelmeyeceğini ancak ziyadesiyle mutlu olduğunu belirterek, siyasi aidiyeti çok daha fazla öne olanların ne yapılırsa yapılsın mutlu olmayacağını belirterek şunları konuştu:
“Çünkü partinizin iktidarda olmasını istersiniz, partiniz iktidarda değilse siz asla mutlu değilsiniz. Ülkeye ne hizmetler yapılırsa yapılsın fark etmez. Yani, mutlu insanlarımız var, mutsuz insanlarımız var ama 14 ve 28 Mayıs’ta seçime gittik, vatandaşlarımız tercihlerini Recep Tayyip Erdoğan’dan yana yaptılar. Ve dediler ki; evet sorunlarımız var ama çözse çözse yine sayın Erdoğan çözer. Ve nitekim çözüyoruz. Ülkenin bütün sorunlarını bir bir çözüyoruz.”
TÜRKİYE BELEDİYECİLİĞİ AK PARTİ İLE ÖĞRENMİŞTİR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti varsa doğalgaz var sözlerinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Mehmet Metiner Türkiye’de gerçek belediyeciliğin AK Parti ile öğrenildiğini ifade ederek şunları söyledi:
“İstanbul’dan biliyorum, İstanbul’da sayın Cumhurbaşkanımızın danışmanıydım, o devasa sorunları merkezi hükümete rağmen nasıl çözdüğümüzü herkes biliyor. AK Parti ile birlikte Türkiye sorunlarını aştı. Demokratikleşme alanında, hukuk alanında, diğer bütün alanlarda. Elbette ki problemler var, bu problemleri de AK Parti ile Erdoğan ile aşacağına inanıyor milletimiz.
Bugün bir problemi çözseniz yarın bir başka problem çıkacak, çünkü sosyal hayat dinamiktir, ihtiyaçlar her gün farklılaşır. Yani, bir problemi çözdünüz diye bir başka problemin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Bugün ekonomik sıkıntılarımız var, emeklilerimizin sıkıntıları var, bunu görüyoruz, gözlemliyoruz ve etap etap da bu problemleri çözüyoruz.
Hükümetimizin doğalgazı bulmak, işlemek, toplumun geniş katmanlarına yaymak konusundaki öncülüğünü herkes biliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın kastettiği şey budur. Yoksa, bize oy vermezseniz, eğer adaylarımızı belediyede iktidara taşımazsanız size hizmet vermeyiz gibi bir yaklaşım asla söz konusu değildir.
Şehirlerimize, yerel topluluğa hizmet konusunda biz parti ayrımı gözetmeyiz. Ama size içtenlikle şunu söyleyeyim, her türlü politik hülasanın ötesinde şunu söyleyeyim; dün Milas’ta Aydınlıkevler Mahallesi’ne gittim, Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımızın yaşadığı bir mahalledir, herkesi de oraya çağırıyorum, yol yok orada yol, elektrik yok, kanalizasyon yok, çocukların oynayacağı bir oyun parkı yok. 30-40 yıldır bu şehri yönetiyorlar. Bir millet bahçesi yok. Ailecek gidip oturabileceğiniz bir yer yok, gençler için bir uğrak alanı yok. Hiçbir hizmet yok, sıfır hizmet.
Şimdi hangi CHP’li belediye başkanı hükümetimizden bir hizmet talep etmiştir de biz siyasi saiklerle reddetmişiz? Bunu şiddetle reddediyorum. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’dır, bağlansın size, iddia ediyorum, benim seçi bölgemin belediye başkanıydı İstanbul’da. Kendilerine nasıl yardımcı olduğumuzu söylesinler.”